Blog

KARA ROMAN

KARA ROMAN

Kara Roman başlangıçta 1940’ların sonu ile 1950’lerin ilk yıllarında İkinci Dünya Savaşı sonrası suç edebiyatı için kullanılmıştır. Bu türün başlangıcı olarak senarist Marcel Duhamel’in sinemaya uyarladığı cinayet romanlarından oluşan Serie Noire (Kara Dizi) gösterilmiş olsa da kara romanın kökeni 1930’lardaki Black Mask (Kara Maske) dergisinde gelişen geleneğe kadar uzanır.

Türün büyük ustalarından Raymond Chandler “Cinayet: Basit Bir Sanat” adlı denemesinde “kara roman” akımını kuramlaştırmış ve başlangıç tarihini Hammett’in yapıtları olarak göstermiştir. Ancak bilen bilir ki gerçek anlamda Kara Roman akımının doğduğu yer Black Mask dergisidir.

Black Mask’ta —başını Dashiell Hammett ve Raymond Chandler’in çektiği— bir grup yazar suç şebekeleri, siyasi cinayet, suikast, ekonomik saldırı, borsa manipülasyonu ve siyasi entrika gibi suçlar içeren polisiye öyküler —toplumsal konulara da ilgi göstererek— kaleme alıyorlardı.

Bu öyküler gerek kurgu gerekse içerikleri açısından geleneksel dedektif anlatılarından çok farklı yapıtlardı. Bu tarz ‘kara kurgu’ polisiye öyküler —alışılmış kalıpların dışında— içerdiği muammanın çözülüp çözümlenmeyeceği bilinmemesine rağmen okuyucunun ilgisini çekmeye başlamış ve hatta 50’li yıllar ABD’sinde çok popüler olmuşlardı.

Kara Roman kurgusu “katil kim?” romanlarından farklıdır. Örneğin cinayet öyküden önce işlenmez, çoğu zaman anlatıcı olan detektifin olayın sonunda hayatta kalıp kalmayacağını bilemeyiz. Anlatı, aydınlatılması gereken muammanın çevresinde kilitlenmez ama bir bekleyiş havası yaratılarak okuyucunun ilgisi çekilir.

KARA ROMAN’IN DEDEKTİFLERİ

Kara Roman’ın detektifleri, cinayetin karşısına, onu kapalı bir mekânda çözümlenmesi gereken bir mantık sorunu olarak değil, denetlenemez, ne olduğu ve olacağı saptanamaz bir şiddetin kendini ortaya koyuş biçimi sayarak çıkarlar. Bu detektifler her şeyin para gücüne bağımlı olduğu bir ortamda ahlâkî olarak savunulabilir bir tutum sürdürmeye çalışırlar ve çoğu zaman da gerçeği ortaya çıkardıklarında müşterileri mutluluktan havalara uçmaz.

Kara Roman detektifleri türün büyük ustası Raymond Chandler’ın kaleminden şöyle anlatılır: “Bu adi sokaklardan ne lekeli ne de korkak bir adam geçmelidir. Bu türden bir romandaki detektif böyle bir adam olmamalıdır. O kahramandır, o her şeydir. Sıradan biri ama eksiksiz biri yine de sıra dışı biri olmalıdır. Öyle olduğunu aklına getirmeksizin ve şüphesiz öyle olduğunu söylemeksizin, içgüdüsel olarak, kaçınılmaz bir şekilde şerefli biri olmalıdır.”

İşte bu yüzden Hammet’in Sam Spade’i, Chandler’in Philip Marlowe’u, Léo Malet’nin Nestor Burma’sı Ross Macdonald’ın Lew Archer’i mevcut toplumsal düzenle ilgili herhangi bir yanılsamadan alaycı bir biçimde uzak duran sert karakterler gibi görünseler de alttan alta hâlâ birer duygusal adam, başı dertte kadınlara hayır diyemeyen bir yufka yürekli, güçlünün yanında zayıftan yana kimselerdir.

Bu detektifler suçluları, Holmes ve Poirot gibi koltuğunda oturup olayı çözen mantıki düşünme dehalarının aksine, ipuçlarının yorucu analizi ve bununla ilgili analitik çıkarsamalarla değil, sokağa inerek, gözlemler yaparak, sorgulamayla, suçluları izleyip yakalayarak ve inatçı bir biçimde hatta zor kullanarak ortaya çıkarırlar.

Gerçeğe, kusursuz bir çıkarsama sonucunda değil, kendilerini olayların akışına bırakarak, değerlendirmelerini sürekli olarak yeniden gelişmelere uyarladıkları için ulaşırlar. Dikkatlerini ve bakışlarını yakın çevre üzerine yoğunlaştırırlar, çünkü çoğu zaman ölümle karşı karşıyadırlar. Hiçbir terslikten yılmaz, kavgaya cesaretle atılır ve işkenceye gık demeden katlanırlar. Bu sert özel detektifler yine hâlâ bireyci tiplerdir ama artık —eksantrik ve zengin— serüven meraklıları değildirler. Detektiflik, çoğu zaman mütevazı olan getirisine rağmen onların ekmek parasını sağlayan meslekleridir.

Kara Roman’ın detektifleri —gerçek ortaya çıkıncaya kadar— cinayetin karanlık yüzünü anlamak için çabalarını sürdürürler ama kendilerinden önceki detektiflerin ahlâkî yasalarına pek aldırış etmezler. John D. Macdonald’ın Travis Mc Gee’si, hele Mickey Spillane’in Mike Hammer’i Chandler’in mirasını reddeden karakterlerdir. Örneğin Mike Hammer kendine hem yargıç hem cellât rolünü verir ve bu role sonuna kadar sadık kalır. Artık bu detektifler André Vanoncini’nin deyişiyle, okurun paranoyak eğilimlerine cevap vermektedirler.

Kara Roman türü, “katil kim?” romanları gibi belli kalıplar içinde sıkışmadığından daha özgün, daha sanatlı yapıtlar üretmeye uygundur. Bu nedenle “katil kim?” romanının ustalarından Dorothy L. Sayers büyük bir alçakgönüllülükle: “Polisiye roman, edebi başarının en üst düzeyine çıkmaz ve doğası itibariyle hiçbir zaman da bu noktaya çıkması beklenemez” derken Raymond Chandler bu savla alay eder, “Kara roman”ın nasıl halis mulis bir edebiyat türü olduğunu açık bir özgüvenle vurgular ve şöyle yazar:

“Ne ben ne Shakespeare ne de Bayan Sayers söz konusu ‘en üst’ düzeyin ne olduğunu bilemeyiz ama bütün koşullar eşitse daha güçlü bir tema daha güçlü bir düzeye çıkmaya yol açar. Sanırım Bayan Sayers’i bunları yazmaya iten husus, kendi yazdığı tür polisiye öykünün birinci sınıf edebiyatı oluşturan hususlarla ilgisi olmadığını kavramaya başlamasıdır.”

Kara Roman okulunun en ünlü yazarları, beş romanı ve 67 öyküsüyle bu akımın en önemli ismi olan Dashiell Hammett, bu türün manifestosunu yazan Raymond Chandler ile birlikte Ross Macdonald, John D. Macdonald, Gregory McDonald, William Riley Burnett, David Goodis, Jim Thompson, James Hadley Chase, Mickey Spillane, Lawrence Block, Léo Malet ve Jean François Vilar’dır.

Kara Roman’ın kimi detektifleri memurlaşmış benzerlerinin akılsızlıkları ve kokuşmuşluklarıyla uğraşırlar. Alışılmış geleneği yıkan resmi görevli ve sıradan polislerin kahraman oldukları yapıtlar da polisiye romanın gelişiminde dikkat çekici bir aşamadır. Ed McBain’in 87. İlçe müfrezesiyle ilgili bir dizi romanı, Chester Himes’in Tabut Ed ve Mezarcı Jones adlı iki zenci polisi, bu görevli polis kahramanların tipik örnekleridir.

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>