Röportaj

“Savaşın Bedelini Her Zaman Masumlar ve Çocuklar Öder.”

BERİA Doruk ATEŞ Polisiye romanın adaletin tesis edilmesini değil, gerçeğin apaçık ortaya çıkmasını sorun ettiği söylenir. Suçun kökenine inmeden, suçu doğuran/üreten toplumsal arka plan ile ilgilenmek yerine vuku bulan olayı ve suçlunun yakalanışını anlattığı için eleştirilir, kimilerince “edebiyattan” bile sayılmaz. Türün altın çağında bu tür eleştirileri aldıklarından mı bilinmez, dönem yazarları, anlatıyı suçun çözümünden soruşturmacının karakterine, muhakeme yeteneğine ve görünmezi gören üstün zekasına çevirmiştir. Bu durum, polisiye anlatının zenginleşmesine sebep olduğu gibi okurun polisiye romana ilgisini arttırmıştır. Ancak artan ilgiyle beraber neredeyse tüm tipler çizilmiş, tüm suçlar çözülmüş, tüm anlatı teknikleri denenmiştir. İçlerindeki birkaç muhafazakar haricinde günümüz çağdaş yazarları ise...

Daha Fazlasını Oku →

“Polisiye Kandırmaca Değildir”

KAFAM BOZUK Ceyda Kiremitçi Vasiliev Polisiye denince akla gelen standartları düşünelim. Mesela güçlü bir başkarakter, çok ayrıntılarına girilmemiş ama tadını hissedebileceğimiz kadar değinilmiş aşk ilişkileri, sırrını çözmek için yanıp tutuştuğumuz tuhaf olaylar, polisiyenin tadı tuzu olan hafif karikatürize edilmiş ilgi çekici yan karakterler ve tahmin edebilirdim ben bunu ama nasıl oldu da anlayamadım, diye hayıflanmamızı sağlayacak vurucu bir kapanış… İşte bu özelliklerin hepsini içinde barındıran bir kitaptan bahsedeceğim size: Necati Göksel’den Kafam Bozuk. Başkarakterimiz kitabın ismine hakkını veren, ağırbaşlı bir abimiz. Hem seveceğiniz hem de karakterini çözmeyi arzulayacağınız biri. Olayları öyle tepeden inme öngörülerle değil, tecrübeleri ve irdeleyici yapısı ile...

Daha Fazlasını Oku →

Polisiye, suçun tüm katmanlarına girebilir

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği Yasal Uyarı; Bu röportaj metni 26.01.2019 tarihinde Aydınlık Gazetesi'nin online sitesinde yayınlanmış olup ilgili sitenin ve yazarın izni ile web sitemize eklenmiştir. Röportajı orijinal kaynağından okumak için TIKLAYINIZ! Röportaj: Damla YAZICI Polisiye edebiyatın güçlü kalemlerinden Elçin Poyrazlar son romanı 'Mantolu Kadın'la okurlarının karşısına çıktı. Romanında kadına şiddet sorununu merkeze koyan Poyrazlar, polisiyeyi suçun toplumsal ayağıyla birleştiriyor. Biz de yazarla kitabı üzerine konuştuk... -“Mantolu Kadın” romanında polisiyenin merkezinde yer alan suç kavramını kadına yönelik şiddet gibi toplumsal bir meseleyle kesiştiriyorsunuz. Sizce toplumsal sorunların polisiyedeki yeri nedir ve polisiyenin bu sorunlar üzerindeki etkisi ne...

Daha Fazlasını Oku →

Çağatay Yaşmut: Toplumsal meseleleri polisiyeyle anlatmak istiyorum

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği Yasal Uyarı; Bu röportaj metni Birgün Gazetesi'nin online sitesinde yayınlanmış olup ilgili sitenin ve yazarın izni ile web sitemize eklenmiştir. Röportajı orijinal kaynağından okumak için TIKLAYINIZ! Röportaj: Mustafa KÖMÜŞ Türkiye’de polisiyenin önemli isimlerinden Çağatay Yaşmut ile polisiyeyi ve son kitabı Moda Cinayetleri’ni konuştuk. Çağatay Yaşmut, “Romanlarımın artık toplumsal boyutunun olmasını istiyorum. Bunu da polisiyeyle yapmak istiyorum” diyor. ► Edebiyat serüveniniz nasıl başladı? Ben İstanbul Üniversitesi Ekonometri mezunuyum. İş hayatımın birçok döneminde bankacılık yaptım. Onun dışında başka sektörlerde de çalıştım. 2002 yılında yazmaya başladım. Hem çalışıp hem yazıyordum. Bunun profesyonelleştiği dönem 2008...

Daha Fazlasını Oku →

On Yazar, On Soru, On Cevap

1- Yazdığınız karakterin sizi ele geçirip hikâyeyi yönlendirdiği oluyor mu? Böyle bir durumda kontrolü yeniden ele alma ihtiyacı mı duyuyor yoksa karakterle bütünleşip kendinizi akışa mı bırakıyorsunuz? Algan Sezgintüredi: Oluyor. Oluyor ama fazla ileri gidemiyor çünkü karakterlerimin tanrısıyım ben: ne istersem onu yaparlar. Akışı belirleyebilirler ve belirledikleri oluyor ama fazla ileri giderlerse çarparım. Ama çok şükür, şimdiye dek gazap gerekmedi, hoşgörü ve merhamet yetti. Ayşe Erbulak: Yazdığım romanlarda mutlaka kendi özelliklerimden oluşan bir karakter olur ve kendimi hikâyeye kaptırarak akışa bırakırım. Bade Osma Erbayav: İnatlaşıyoruz. Zaman zaman ben de birtakım karakterler tarafından ele geçirildiğimi hissediyorum. Daha doğrusu öykü yazarken onlara...

Daha Fazlasını Oku →

Polisiye edebiyatı yükselişe geçti

1-Bu yıl Pera Palas’ta dördüncüsü düzenlenen, dünyadan ve ülkemizden birçok polisiye yazarını bir araya getiren Kara Hafta Festivali nasıl geçti? Polisiyeye olan ilgi ne durumda? Festivale olan ilgi geçen yıllara göre çok fazlaydı. Bu sevindirici bir gelişme. Tüm etkinliklerde dinleyiciler salonu doldurdu diyebilirim. Etkinliklere konuşmacı olarak tanınmış yazarların yanında, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği üyesi genç yazarların da katılması oturumlara ayrı bir renk kattı. Umarım, ülkemizde polisiye yazan, polisiyeye sevdalı genç bir yazar topluluğunun olduğunun artık farkına varılmıştır. Polisiye edebiyatın okura kaçış ve adalet hissini vermesi açısından yükselişe geçtiğini söyleyebiliriz. Türkiye’ye bakacak olursak, meselâ basılan polisiye kitap sayısında artış var. Dünya...

Daha Fazlasını Oku →

ÇAĞATAY YAŞMUT İLE MÜLAKAT

Röportaj: Eren Paykal /Bizimavrupa.net 1) Öncelikle  Aujourd’hui la Turquie  adına bizimle görüşmeyi kabul ettiğiniz için içtenlikle teşekkür ederim. Türk okuru, sizin hakkınızda etraflıca bilgi sahibi, lakin bu gazete Fransızca çıktığından, ana dili Fransızca olanlar sizi tanımayabilirler. Bu itibarla, bize kendinizden bahseder misiniz? Edebi kariyeriniz, polisiye kitap yazmaya başlamanız. Kadıköy Cinayetleri romanı ile de 2012 yılında son derece prestijli  Dünya Kitap Dergisi Altın Sayfa Polisiye Roman Ödülü aldığınızı hatırlatalım. Söyleşi için ben size çok teşekkür ederim. Finans sektöründe çalışırken bir yandan da hobi olarak bir şeyler karalıyordum. 2001 ekonomik krizi nedeniyle iş hayatına zorunlu olarak ara verince, yazmak için boş zamana kavuşmuş...

Daha Fazlasını Oku →

KADIKÖY’DE GEÇEN CİNAYETLER!

Son romanı ‘Moda Cinayetleri’ni yayınlayan Kadıköylü polisiye yazarı Çağatay Yaşmut, “Kadıköy, benim gibi semt polisiyesi yazan yazarlar için bulunmaz bir ilham kaynağı oldu” diyor [caption id="" align="alignnone" width="1000"] Fotoğraf: Çiğdem Bakırcıoğlu Aslan[/caption] Çağatay tebrikler, 6.kitaba geldiniz. Bu 6 kitabın yarısı Kadıköy’de, yarısı başka semtlerde geçiyor değil mi? Teşekkür ederim Gökçe. Evet, altı kitap oldu. Yedincisi de yolda. Sekizincinin de kurgusunu tamamladım. Kadıköy Cinayetleri’nden beri hikâyelerim Kadıköy’de geçiyor. Bu romanımda da geleneği bozmayarak, hikâyenin yarısını yine Kadıköy’de kurdum. Kadıköy’e olan tutkum; Kadıköy’ü yazma sevdamdan vazgeçmemi engelliyor. Bu iyi bir şey. Yazarların her zaman iyi bildikleri yerleri yazması taraftarıyım. Hikâyenin diğer yarısı...

Daha Fazlasını Oku →