Röportaj

“Savaşın Bedelini Her Zaman Masumlar ve Çocuklar Öder.”

BERİA Doruk ATEŞ Polisiye romanın adaletin tesis edilmesini değil, gerçeğin apaçık ortaya çıkmasını sorun ettiği söylenir. Suçun kökenine inmeden, suçu doğuran/üreten toplumsal arka plan ile ilgilenmek yerine vuku bulan olayı ve suçlunun yakalanışını anlattığı için eleştirilir, kimilerince “edebiyattan” bile sayılmaz. Türün altın çağında bu tür eleştirileri aldıklarından mı bilinmez, dönem yazarları, anlatıyı suçun çözümünden soruşturmacının karakterine, muhakeme yeteneğine ve görünmezi gören üstün zekasına çevirmiştir. Bu durum, polisiye anlatının zenginleşmesine sebep olduğu gibi okurun polisiye romana ilgisini arttırmıştır. Ancak artan ilgiyle beraber neredeyse tüm tipler çizilmiş, tüm suçlar çözülmüş, tüm anlatı teknikleri denenmiştir. İçlerindeki birkaç muhafazakar haricinde günümüz çağdaş yazarları ise...

Daha Fazlasını Oku →