Blog

“Bence işin en zor tarafı suçlunun veya polisin aklının içine girmek değil, okuyucunun ne düşündüğünü tahayyül edebilmek.”

SU TUNÇ

“HATIRLA”

POLİSİYE YAZARLARI BİRLİĞİ

2020 KRİSTAL KELEPÇE İLK POLİSİYE ROMAN ÖDÜLÜ

Banu Akeloğlu

 

İşiniz bazen riskiniz, bazen de yolunuzu aydınlatan ışığınız olur. Su Tunç, yazdığı ilk polisiye kitabı Hatırla’da bir savcının karanlık geçmişini hatırlamanın ve aydınlatmanın zorlu yolculuğunu anlatıyor. 1992, Marmaris doğumlu yazarımız, İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü mezunudur. Yazarlık hayatına Kore’de Aşk Mevsimi adlı romanıyla başladı. Hatırla, yazarın ilk polisiye kitabı olmakla birlikte, 2020 Kristal Kelepçe ilk polisiye roman ödülünün de sahibi. Kitaptaki gizemli karakterler, heyecan uyandıran kurgu ve okuru kendine çeken satırları ile bu ödülü sonuna kadar hak ediyor.

Yirmi yıl önce işlenen ve yakalanamayan Ebeveyn Katili lakaplı katil, işlenen benzer cinayetlerle yeniden gündeme gelir. Genç savcı Ethem kendisini cinayet soruşturmasının ortasında bulur ve okurla birlikte kendi geçmişinin karanlık yollarında zorlu bir yolculuğa çıkar. Savcı Ethem’in bilinçaltının can çekişmesini içinizde hissedip kitabın sonunda sancılı bir varoluş hikayesine şahit oluyorsunuz. Gerilimi her zaman yüksek tutan olaylar silsilesi, her sayfada katilin nefesini çok yakınınızda, diğer yandan da sanki tüm olanlar zihninizin bir oyunu olduğunun hissini veriyor. Kitapta geçen gizemli karakterler size ayna tutuyor, bu şekilde her zaman kitabın içinde onlarla yaşıyormuş hissi veriyor. Savcı Ethem’le birlikte irkilip bazen çaresizliğin, bazen de tehlikeli bir koşturmacanın ortasında bulacaksınız kendinizi. Tüm bu olanların ortasında kitabı bırakıp gözlerinizi kapattığınızda aklınızda tek soru olacak. Katil kim? İşte bu sorunun cevabını bulduğunuzda Savcı Ethem’in yolunu aydınlatan ışığı yakmış olacaksınız.

 

Röportaj: Su Tunç

 

1-Önce sizi biraz tanıyalım. Edebiyat geçmişiniz ve varsa etkilendiğiniz yazarlardan bahseder misiniz biraz?

Ben Su Tunç. 1992 doğumluyum ve şu anda bir reklam ajansında sosyal medya uzmanı / metin yazarı olarak çalışıyorum. Profesyonel yazarlık geçmişim ise henüz üç senelik. Kore’de Aşk Mevsimi kitabımda Seul’de geçen bir aşk hikayesini anlatıyorum. İşin ilginç kısmı, Güney Kore’ye hiç gitmemiş olmam. Bire bir yaşadıklarımı anlatmak veya onlardan beslenmek yerine hayal kurmayı ve bu hayalleri kurgu haline getirmeyi daha çok seviyorum. Tabii, bir yazarın kitaplarında kendinden bir parça olmaması imkânsız. Sanırım gerçeklik biraz iç bunaltıcı olduğundan farklı ülkelerde geçen kitaplar veya polisiye / gerilim türünde kurgular yazıyorum.

En çok etkilendiğim yazarlar aslında şu ana kadar eser verdiğim iki türe de –aşk ve polisiye- uzak. Haurki Murakami, Paul Auster, Albert Camus içerik olarak değil belki ancak yazım tekniği olarak en fazla etkilendiğim yazarlardan. Bunu da kendi yazdıklarımı okurken fark ediyorum.

 

2-Son romanınıza geçelim. Roman ve başkahramanınızın esin kaynağı ve yazma süreci hakkında bilgi verir misiniz? Yazma sürecinde etkilendiğiniz olaylar ve çözmekte zorlandığınız düğümler oldu mu? Bunları nasıl çözdünüz?

Güney Kore dizilerine çok kaptırdığım bir dönemde bir anda kendi kendime polisiye hikayeler uydurduğumu fark ettim. Bir iki tanesi çok hoşuma gitti. Güney Kore’de savcı dizileri diye ayrı bir kategori var ve bence oldukça başarılı. Ethem karakteri buradan çıktı. Kendi kendine oluştu. “Bu kitap da Seul’de geçmesin artık bir de Güney Kore hukukunu öğrenemeyeceğim,” diyerek kitabı Türkiye’de geçirmeye karar verdim. Kitabı ilk yazdığımda kafamdan bir şehir uydurdum. Bunu, biraz da gerçeğe bire bir uymak zorunda kalmamak için yaptım ancak polisiye bambaşka bir şey. Bilim kurgu veya fantastik ögelerle dolu bir kitap yazmıyordum sonuçta. O nedenle kitabın ayaklarını yere bastırdım ve zaten bildiğim bir çevreyi, Pendik ve Kartal’ı yazdım.

Kurguyu yaparken en çok zorlandığım nokta her daim baş kahramanı katile götüren ve ardının domino taşlarının düşüşü gibi geldiği o düğüm çözümü. “Ben olsam daha mı önce anlardım katilin kim olduğunu? Anlamaz mıydım? Ana karakter benden daha zeki. Kesin bu noktada çözerdi,” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

 

3- Polisiye, tüm dünyadaki okurlar arasında oldukça popüler bir tür. Sizce okurları özellikle polisiye türünde eserler okumaya iten şey nedir? İyi bir polisiye romanın olmazsa olmazları nelerdir?

Bir şeyleri çözebilme arzusu kesinlikle. Kitaplardakinden daha da vahşi katiller var etrafta. Bizimle aynı adı paylaşan; “insan” ancak bizden bir o kadar da uzak olan katillerin iç dünyasını merak ediyoruz. Bir şekilde onları insan öldürmeye iten şeyin ne olduğunu kafamızda anlamlandırmaya çalışıyoruz çünkü bunun anlaşılabilir bir yanı yok. Katillerin çok zor bir çocukluk geçirdiğini düşünerek kendimize bir neden buluyoruz ancak her zor çocukluk geçirmiş, başına korkunç şeyler gelmiş olan katil olsa dünyanın hali nice olurdu! Bence, hâlâ “Neden?” sorusuna cevap bulamadığımız için polisiye romanlar bu kadar çok tutuluyor. İyi bir polisiye roman da “Neden?” sorusuna farklı bir bakış açısı getirebilen romandır benim için. Bu soruyu hiç sormadan, verdiği sıra dışı bilgiler ve yarattığı müthiş karakterlerle bir şahesere dönüşen onlarca polisiye roman da var tabii…

 

4- Polisiye roman yazmanın, aynı anda hem suçlunun hem de dedektifin/polisin aklının içine girerek düşünmeyi gerektirdiği söylenir. Katılıyor musunuz? Bir polisiye yazarı olmanın en sevdiğiniz tarafları nelerdir? Başkalarının romanınız hakkındaki yorumları sizi nasıl etkiler? Son romanınız ile ilgili nasıl yorumlar aldınız?

Hatırla! ile ilgili, özellikle kurgu konusunda çok olumlu yorumlar aldım. Bu nedenle bir sonraki kitabımda daha da iyi olmalıyım, başarımın üzerine çıkmalıyım telaşı aldı beni. Yaptığı hiçbir şeyden tam olarak memnun olamayan ve hep eksiklik bulan, kendi üzerine çok fazla gelen o güruha dâhilim maalesef.

Polisiye, konusunu insandan alıyor. Bu nedenle seviyorum. Elinize bir gazete alıp bulmaca çözüyorsunuz gibi, ancak burada o bulmaca ette kemiğe bürünüyor, hayat hikâyeleri oluşuyor, hayatın bir parçası haline geliyor.

Bence işin en zor tarafı suçlunun veya polisin aklının içine girmek değil, okuyucunun ne düşündüğünü tahayyül edebilmek. Benden daha akıllı bir okuyucu pekâlâ olayı benim dedektifimden önce çözebilir veya yaptığım kurgusal yanlışları fark edebilir. Bu nedenle kitabı yazma sürecinde yalnızca katil ve dedektifi değil, okuyucuyu da katıyorum işin içine. Kendimi, hiçbir şeyi beğenmeyen, en ufak bir hatada “Üf, burası böyle mi bağlanır?” diyen bir okuyucu gibi düşünmeye çalışıyorum. İşin garibi, işe de yarıyor!

 

5- Polisiye türünde okur ve izleyicilere tavsiye edebileceğiniz, mutlaka okumalı ve izlemelisiniz diyebileceğiniz kitap, film veya diziler var mı? Hangileri?

Agatha Christie romanları demek istedim ancak zaten benden önce yüz elli kez söylenmiştir diye çekindim. Yine de söyleyeyim. Belki bu türe yeni başlayan arkadaşlar vardır. Güzel, bir günde bitecek heyecanlı kurgular arayanlara Trendeki Kız, Kayıp Kız, Bir Sırrım Var, Oğul, Kız Kardeşim Seri Katil kitaplarını önerebilirim. Klasik polisiye tarzının güzel bir temsilcisi olarak La Mante dizisini, farklılık arayanlara ise Güney Kore’den Signal, Witch at Court, Tunnel, Hello Monster, Memories of Murder yapımlarını önerebilirim.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği Yasal Uyarı; Bu kitap tanıtım metni ve röportaj, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından hazırlanmış olup tanıtım amaçlı kullanılacak kısa alıntılar haricinde TPYB Yönetim Kurulu izni olmaksızın kopyalanması, çoğaltılması ve başka yerlerde yayınlanması yasaktır.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği Yasal Uyarı; Bu kitap tanıtım metni ve röportaj, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından hazırlanmış olup tanıtım amaçlı kullanılacak kısa alıntılar haricinde TPYB Yönetim Kurulu izni olmaksızın kopyalanması, çoğaltılması ve başka yerlerde yayınlanması yasaktır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>